Gençler İçin Zaman Yönetiminin Önemi…

İnsan refahını sağlamak ve beklentilerini gerçekleştirmek amacıyla endüstri baş döndürücü bir hızla gelişmektedir. Bu gelişmelerin temel bilimlerden kök aldığı ve bu nedenle XX. yüzyılda temel bilimlerde de hızlı bir gelişme olduğu yadsınamaz. Bu ilerlemenin kaynakçıları hiç şüphesiz ki zamanı kullanmasını bilen deneyimli ve bilgili insanlar.

Sosyal alandaki değişim ve gelişmeleri izlemek, toplumun her kesimi için gereklidir. Seçici bir toplum, zaman kullanmasını bilen, faydalı amaçlara yol gösteren bilgiyi alacaktır. Zamanı daha iyi kullanmayı öğrenenlerin tecrübeleri, bize birkaç teknikle ortaya nasıl şaşırtıcı yaratılar çıktığını göstermektedir.
Zaman paha biçilemez bir kaynaktır. Ona yaklaşım ve kullanma biçimi, başarı ya da başarısızlık arasındaki ibreyi belirlemektedir. Zamanımızı harcamak, hayatımızı harcamaktır. Ama zamanımızı iyi kullanabilmek, hayatımızı iyi kullanabilmek ve hep en iyi sonuçları almak demektir.

Başarılı bir yöneticinin zaman yönetimi stratejilerinde ustalaşması gerekir. Yöneticiler için zaman yönetimi teknikleri yazımızı okuyarak bu konuda daha ayrıntılı bilgiye ulaşabilirsiniz.

Zaman her bireyin ömrü boyunca sahip olduğu ve kullanımı o kişiye bırakılmış somut bir kavramdır. Zaman biz farkında bile olmadan akıp geçer. Arkamızda yapılması gereken ama yapılamayan, ertelenen bir dolu iş ve sorun kalır.

Zamanı doğru kullanmak ve değerlendirmek bizim elimizdedir, Başarılı olmak, hedeflere ulaşmak, bulunduğumuz yerin gerektirdiklerini yapmak açısından birçok sorunlarla karşılaşırız. Bu sorunları büyümeden yerinde çözebilmek zamanımızı iyi kullanmakla söz konusu olabilir. Birçoğumuz asıl yapmamız gereken işlere daha az zaman ayırıyoruz. Çoğumuz haftada altı gün, günde on saat çalıştığımızı ama bir türlü zamanı yetiremediğimizi söyleriz. Çok çalışmaktan yakınırız. İnsan ancak kısa bir zamanda büyük işler başarabilir. Önemli olan çok çalışmak değil, elimizdeki zamanı iyi değerlendirip bu süre içinde bir şeyler başarmaktır.

Zaman hayattır. Geri döndürülemez ve hiçbir şey onun yerini tutamaz. Zamanımızı harcamak hayatımızı harcamaktır; ama zamanımızı iyi kullanabilmek, hayatimizi iyi kullanabilme ve hep en iyi sonuçları almak demektir. Zaman paha biçilmez bir kaynaktır. Belli bir ritimle acımasızca akıp gider. Geçen zamanı geri döndüremeyiz, zaman demokratik bir biçimde paylaşılan bir kaynaktır.

Zaman yönetimi teknikleri oldukça çeşitlidir. Eğer zaman yönetimi ve planlama konusunda zorluk yaşıyorsanız zaman yönetimi teknikleri eğitimi yazımızı inceleyebilir ve eğitim hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz iletişime geçebilirsiniz.

Hepimizin günde yirmi dört saati, her hafta da yedi günü vardır. Ne kadar zengin olduğumuz hiç önemli değildir, daha fazla zaman alamayız. Zamanı biriktiremeyiz, ödünç alamayız, çalamayız, hiçbir şekilde değiştiremeyiz. Sahip olduğumuz kaynaklar arasında zaman en az anlaşılan ve en kötü kullanılan kaynaktır. Zamanı her zaman aynı şekilde deneyimleyemeyiz. Sıkıldığımızda ya da bir şeyi sabırsızca beklediğimizde zaman daha yavaş geçer, trafik lambasının yeşile dönmesini yada bir telefon beklerken, işimiz başımızdan aşkın olduğunda, eğlenirken zaman uçup gider.

Belki zaman konusuna girmenin en iyi yolu, kendimizi zamansal bir perspektif içinde düşünmektir. Kendinizi geçmişteki halinizi düşünün, sonra geleceği şöyle bir düşleyin. Geleceğe bakmak zordur, hiçbir şeyden emin olamayız ama önemli olan denemektir. Birçok kişi zamanın kendisine yetmediğinden yakınır, bunun bir sorun değil de, hedeflerin belirsiz olduğu, önceliklerin iyi sıralanmadığı, zamanın iyi planlanmadığı yolunda bir belirti olduğunu anlayana kadar. Aslında planlayabileceğimiz bir tek şey vardır, oda kendimiziz. Zamandan tasarruf etmek için geliştirdiğimiz aletler ve hileler hiçbir şeyi çözmeyecektir.

Zamanı planlamak hızla ilgili değil, etkili olmakla ilgilidir. Dediğini yapan kişiler tanıyor musunuz? Tümüyle! Tam zamanında. Bu kişiler daima nereye ve neden gittiklerini iyi bilirler. Ulaşmak istedikleri yere varmak için bir planlar vardır. Sıkı çalışırlar, yaptıkları işi severler ve organizasyona gerçek bir katkı yaparlar. Bir şeyi yapmalarını istediğinizde “belki” demezler. “Evet” ya da “hayır” diye cevap verirler. Eğer “hayır” derlerse neden yapamayacaklarına ya da yapmamaları gerektiğine ilişkin iyi bir gerekçeleri vardır.

Eğer “evet” derlerse o işin yapılacağına dair onlara güvenebilirsiniz. Daima soru sorarlar; çünkü projenin tam zamanında tamamlanabilmesi için gerekli anahtar budur. Onlar için “ne yaptığını bilir” denir. Bu onlar için kullandığımız en üst nitelikteki övgülerden biridir. İnsanların yeni roller alması, başarı kavramlarını da etkiliyor.

Bundan 30 yıl öncesine bakıldığında, erkek çalışıp eve para getirmekle, kadın ise eve ve çocuklara bakmakla yükümlüymüş. Şimdilerde ise kadın ve erkek çalışıyor. Çocukların bakımı hem erkeğin hem de kadının üzerinde. Bir kadının yönetici olması yadırganmıyor. Başlanan her yeni iş risk içerir. Varmak istediğin yeri bilemediğin zaman içsel kuşku sürekli bir sorun olur. Başarının dış görünümü sıklıkla yanıltıcıdır. En üst düzeyde başarılı olanların bulundukları konum, giderek geçici bir konuma dönüşür. Başarı elimizden geleni, yani yapabileceğimizin en iyisini yapmaktır. İş alanında, kişisel ilişkilerde, aile içi konularda, sözün kısası tüm durumlarda kapasite sınırına yakın düzeyde becerebilen kişi, beceremeyene göre daha başarılı sayılır.

Alıntı